Blogger Bazaar / Alaçatı’da neler oldu!

2

Merhabalar,

Çoğunuzun bildiği gibi, 7 Temmuz Pazar günü İzmir/ Alaçatı’da Blogger Bazaar düzenlendi.

Haberi ilk aldığımızda İzmir’li bloggerlar olarak çok sevinmiştik. En azından kendi adıma söyliyim ben çok sevindim. Taa ki son güne kadar 🙂

İşinde fazlasıyla amatör olan, üstüne bizlere karşı fazlasıyla ukala davranan Blogger Bazaar ekibiyle böyle bir etkinliğe katıldığım için çok ama çok pişmanım.

İstanbul’da yapılan etkinliklerin gayet eğlenceli olduğunu görüyorduk ama nedense(!) İzmir’de bunu yakalayamadılar. Neden mi? İzmir’i bilmedikleri için olduğunu söylediler ama bu geçerli bir sebep olabilir mi? Ayrıca bizlerle direktifler yağdırarak, ses yükselterek ve karşısında çoluk çocuk varmış gibi saçma sapan anlamsız ukala konuşmalar yapmaları için de bir neden olabilir mi? Hem İzmir’i bilmiyor olmanız benim sorunum değil, eğer bir iş yapacaksanız, önceden gelip ARGE’nizi yapsaydınız, sorup soruştursaydınız. Sizin işiniz  bu!

Eğer İzmir’i bilmiyorsanız, araştıracaksınız arkadaş! Biz onca blogger taa Alaçatı’ya üstüne 60 TL vererek (sınırsız su ikramını unutmayalım), güneşin alnında sersefil olmaya mı geldik? Bu tarz davranışlara maruz kalmak için mi emek gösterdik, hazırlık yaptık???

Olaylar nasıl gelişti birer birer anlatmak istiyorum.

Pazar sabah saat 10’da etkinliğin başlayacağı konusunda bizi daha önceden e-mail ilebilgilendirmişlerdi. (Alaçatı’da sabah hayat yoktur, bilen bilir. Akşam hareket gelir. ) Herneyse, 10da orda oluruz, standımızı hazırlarız, zaten insanlar da ancak gelir düşündük. Fakat o da ne? Cumartesi gece saat 23 civarı tekrar mail geldi. Bakın gece 23‘te!!! Sabah 9’da mekanda olmamızı istemişler. E durum böyle olunca doğal olarak bloggerlar olarak kendi aramızda haberleştik, sabah 9da orda olmak için (eğer ki kendi aracın ile geliceksen), 8de çıkman lazım. Aracın yoksa zaten vay haline! Dedik ki hani sorsak acaba bir esneklik payı olabilir mi saat konusunda, hani en azından saat 9.30 gibi orda olsak, 10’u geçirmesek.O zaman ben Twitter’dan DM atiyim bir soriyim, sonra size haber veriyim dedim arkadaşlara. Mesajı attım, telefon numaramı istedi Gözde hanım. Verdim, aradı beni. Bana söyledikleri aynen şu şekilde “ Siz bloggerlar aranızda çok fazla konuşuyorsunuz bize danışmadan. Ayrıca makyaj uzmanı Tevfik Bozdağ bile şuan İstanbul’dan buraya geliyor, bi zahmet siz de İzmir’den geliverin!” dedi 😀 şaka gibi.  Canım bizi de ağırlasaydın bir gece otelde biz de gelirdik Cumartesi akşamdan, sorun değildi yani. Sabah da 7de kalkmak zorunda kalmazdık yani. Ayrıca arkadaşlarımla konuşmak için önce sana mı danışmam gerekiyordu??

Her neyse, konuşma tarzı beni aşırı derecede irrite etmiş olsa da, tartışmaya girmek istemedim. En son maximum 10’da karar kıldık, 10’u geçmesin dedik. Tamam o zaman ben arkadaşlara aynen bu şekilde iletiyorum öyleyse dedim. Bana verdiği cevap; “Heh, sen çok iyi anladın beni, çok iyi anladın.” Ya pardon da senin karşında çocuk mu var ki sen nasıl konuşuyorsun benimle böyle. Neyse dedim Sinem sakin…

Ertesi gün gittik, kimimiz zamanında geldi kimimiz gecikti fakat gecikenler pek de birşey kaybetmiş olmadı. Çünkü hiiç ama hiç kimsecikler gelip gitmedi sabah 🙂 1-2 kişi geldiyse geldi.

Herneyse, ben standımda dururken, Blogger Bazaar ekibi ve arkadaşlar arasında bir gerilim yaşandı. Ben de uzaktan dinliyordum. Bir baktım benim adım geçti:

“Kavunluvotka mıydı neydi gecenin bir yarısı beni aradı!”

Şaka mısın canım sen? Gece 11de mail atan amatör organizatör! Sana bir konuda danışmak için kendim ve arkadaşlarım adına msj attım, beni arayan sensin!

Neyse yine ortalık bir gerildi…

Daha sonra güneşin bağrında saatlerce şemsiye beklediğimiz için (bunu da düşünememişler önceden çok profesyonel oldukları için), herkes bar tarafındaki gölge kısıma kaçtı. Bu yüzden de asosyallikle suçlandı orada duran arkadaşlar Gözde hanım tarafından.

Bunu da geçiyorum, makyaj standından başka hiçbir etkinlik yoktu. Cookie StoreTR’ın muhteşem ikramlarına laf yok, harikaydı ve o sıcakta bile sürekli buzdolabından yeni cupcakeler getirdiler, erimiş erimiş ikram etmemek için. Hm, bi de modagram köşesi vardı. 3-5 parçayla 10 kere kombin yapıp yapıp, tweet atmamız istenen. Ok yaptık tabii ki sponsor olmuş Trenyol ve Modagram. Bilseler böyle berbat bir etkinlik gerçekleşeceğini, sponsor olmazlardı heralde…

Sürekli direktifler, sürekli direktifler. Bunu buraya koyup çekin paylaşın. Bunu tweetleyin, şimdi şunu tweetleyin 😀 oofff!

Sonracığıma, Modagram’dan hepimize birer parça ürün verildi. Giyip fotoğraf çektirip, paylaşmamız gerekiyordu. 3-5 kişiyle yapıldı sanırım 😀 Hm bi de Trendyol cingılını belirli aralıklarla çalmaları gerekiyordu ama akşam 18’den sonra çalmaya başladılar. Sanırım onu da unuttular.

2 tane arkadaşıma yaşanan tartışma ve ortamın aşırı bayık olmasından gelen fenalık sonucu, kendileri dayanamadılar toplanıp gittiler erkenden. Çıkıp giderlerken gayet de gördü Blogger Bazaar ekibi ama hiçbirşey demediler bile. Onlar da çıktı gitti. Ücret de vermediler tabii ki.

İlerleyen saatlerde “ilk sizden başyalım, ücreti alalım” diye geldi bir tanesi bana. Ben de dedim ki, ” beklentilerimizi hiçbir şekilde karşılamadı etkinlik, gelen kişi sayısı çok düşük, yeterli tanıtım yapılamamış, burda sefil olduk güneşin altında, bana hiçbir artısı bile olmadı buraya gelmemin, ayrıca 2 arkadaşımızdan da ücret almadınız. Bu haksızlık olmuyor mu bize?” dedim. Ben bi görüşiyim dedi gitti diğerinin yanına. Söylediklerimi nasıl bir tavırla ve taklidimi yaparak anlattığına da şahit oldum ama salla dedim, güldüm geçtim.

Neyse, en son Gözde hanım geldi yanıma toplanırken ben. Şikayetlerimi ve memnuniyetsizliğimi dile getirdim, ki bence bu benim en büyük hakkım ve 100 TL uzattım. Bana 50 TL geri verdi. Ben de dedim heralde 50 TL aldı. Vedalaştık çıktım gittim kocaman bir OOOOHH BEE! çekerek. Tabi diğer arkadaşların hepsine söyledim “benden 50 TL aldı bilginiz olsun” diye. Kimse kimseyi enayi yerine koyamaz sonuçta!

Yarım saat sonra başka bir arkadaşla karşılaştım etkinlikten. Dedim noldu, naptın? 60 istedi 50 verdim söyledim Sinem’den 50 almışssınız diye, dedi. Gözde hanım ne dese beğenirsiniz, “ O ağladı sızladı, o yüzden 50 TL aldım!” Ya bu nasıl bir terbiyesizliktir??? Çok ayıp ya!

Kimbilir diğer insanlara neler neler dedin? Sen böyle arkamızdan konuşuyorsun da biz duyuyoruz bunları Gözdecimm! Kimse kimseye düşman değil burda sandığın gibi.

Hiçbirimizin amacı aman gidiyim de satış yapıyım da para kazanayım değildi. Zaten öyle olsa ücretli bir etkinliğe neden katılalım? Ne için geldik biz, biraz daha adımız duyulsun, sosyalleşelim, takipçilerimiz gelsin tanışalım. Ne oldu, hiçbir şey!

Otel zaten kimsenin geçmediği boş bir ara sokaktaydı bu 1. 2ncisi, hiç ama hiç dikkat çekmeyen bir afiş asılmış kapıya. Arkadaşım otelin sokağını bulana kadar 10 kere aradı beni, niye hiç bir afiş yok yollarda diye sordu hatta.

Yok KafePi’ye afiş astık, yok orda check-in yapanlara mesaj attık etkinlik hakkında falan dediniz de, bir sorgular mısınız lütfen yeterli olmuş mu? Otelin bahçesinde olduğu için etkinlik çoğu insan girmeye bile çekindi çok büyük bir ihtimalle. Dikkat çekici, cezbedici hiçbir şey yoktu kapıda.

Sonuç olarak ne oldu? Etkinliği rezil ettiniz, beceremediniz. Biz kendi aramızda eğlendiysek eğlendik. Sizin yaptığınız hiçbir şey beni eğlendirmedi, çünkü ortalıkta gezip, zırt pırt makyaj standını işgal etmekten başka hiçbir şey yapmadınız! Hm, bir de ukala ukala ses yükselterek terbiyesizlikte sınırları aştınız! Ağzınız çok laf yapıyor belki ama çok boş laf yapıyor. Çok belli ediyorsunuz yani bunu 🙂 işin kurdu olduğunuzu sanıyorsunuz belki ama maalesef fazlasıyla amatördünüz.

Amatör olabilirsiniz, özellikle İzmir için. İstanbul’da çok başarılı da olmuş olabilirsiniz, o konuda hiçbir şey söyleyemem. Ama keşke, bizlere karşı daha kibar, nazik ve ılımlı olabilseydiniz, eleştiriye açık olabilseydiniz.

Hm, benim ve erken giden 2 arkadaşım için “Onların reklamını yapmıcam demişsin 😀 ahaha, çok güldüm buna bak. Nooolur yap canım ya noollur! Kahroluyorum günlerdir, reklamımı yapmıcakmıssın diye 😀 600 küsür takipcinle çok ihtiyacım vardı gerçekten reklamına.

Biraz daha insancıl olmayı, insanlarla nasıl diyalog kurmanız gerektiği konusunda biraz kendinizi geliştirmelisiniz.  Çok fazla konuk gelmemiş olabilir, bunu kestirememiş olabilirsiniz, çok doğal ama biz sizinle düşüncelerimizi paylaşırken, siz de bize ılımlı bir şekilde karşılık verebilseydiniz,  emin olun herşey çok daha farklı olurdu. Gergin olarak değil, “olsun ya napalım kimse gelmedi ama güzeldi yine de” diyip de ayrılırdık o zaman oradan.

 

SAYGILAR,

 

Follow on Bloglovin

Yorumlarınızı bekliyorum


*

6 yorum

  1. Posted by Eda, at Reply

    Cidden emeğinize yazıkmıs.

    • Posted by kavunluvotka, at Reply

      Ayneeen öyle :/

  2. Posted by Chunli, at Reply

    Çok yazık olmuş.. İyi iletişim herseyden önemli organizasyon kötü gider, aksaklıklar cıkar ama karşındakinin iyi niyetini görürsen görmezden gelirsin.. Ne diyelim büyük talihsizlik..

    • Posted by kavunluvotka, at Reply

      Maalesef öyle canım. Çok yazık oldu… Aynen dediğin gibi, keşke en azından iletişim kurmayı becerebilseydiler, o zaman biz de diğer eksiklikleri görmezden gelebilirdik ve tüm bu tatsızlıklar yaşanmamış olurdu…

  3. Posted by Yağmur, at Reply

    canım benim ya boşver hiç sinirini bozmaya bile değmez…

    htpp://yagmuryucel.blogspot.com

    • Posted by kavunluvotka, at Reply

      Benim asıl sinirimi bozan bür gün öncesinde bana onları aramam için gaz veren bazı blogger arkadaşlar ile ertesi gün o ekibe söylemedik laf bırakmayanların, şuan salağa yatmaları. Neden korkuyorlar hiç anlamadım ama ne kadar yalak olduklarını çok iyi anladım.